18 Temmuz 2008 Cuma

24:38



Malatya - Elazığ seferinden dün geldim, bugün Bursa'ya yola çıkıyorum. 1000 kadar fotoğraf çektim, bir kısmını Ankara'ya geri gelince yayınlayacağım. İnternete fazla girmeyeceğim için maillere geç cevap verebileceğim. Dönünceye kadar görüşmek üzere!

/

I have returned from Elazığ - Malatya trip yesterday and will go to Bursa today. I have taken about 1000 photos, some of which I'll be sharing here. I won't be able to be online much so I'll respond to mails a little late. See you till then!

17 Temmuz 2008 Perşembe

Erdal Kınacı'ya Destek

KAMUOYUNA

Yıllardır bir doktor olarak devletin çeşitli kademelerinde ülkesine hizmet etmiş, bunun yanı sıra fotoğrafçı kimliği, aldığı ödüller ve fotoğrafları ile ülkesini uluslararası alanda da gururla temsil etmiş dostumuz, arkadaşımız, abimiz, kardeşimiz sevgili Erdal Kınacı, şu günlerde hukuka intikal etmiş bir konu nedeni ile tutuklanmış, bunu takiben basında kendisi ile ilgili hiç haketmediği asılsız ithamlarla henüz dava sürerken bir çeşit yargılanma eylemine maruz bırakılmıştır. Bu durum biz sevenlerini büyük bir üzüntü içinde bırakmıştır. Basında çıkan iddiaların tersine Erdal Kınacı, 25 yıldır fotoğraf ile uğraşmaktadır. 40’tan fazla ulusal ödül sahibidir. National Geographic dergisinin düzenlediği uluslararası yarışmada “İnsan” kategorisinde 2006 yılı dünya birinciliğini kazanmış, 2007 yılında ise yine National Geographic dergisinde “foto öykü” dalında Türkiye birincisi olmuştur. Fotoğraf çalışmaları yurtiçinde ve yurt dışında çeşitli dergilerde övgü ile yayınlanmış, birçok karma ve kişisel sergide fotoğrafları sergilenmiştir. Türkiye’de yaşayan engellilerin daha iyi koşullarda yaşamasına yönelik bilinç ve gündem oluşturmak amacıyla Engelsiz Yaşam Derneği ile gerçekleştirdiği Engelsiz Yaşam için Fotoğraflar projesi 2007 yılında Ankara, İzmir ve Aydın illerinde sergilenmiş, Türkiye’nin pek çok ilinde gösteri şeklinde sunulmuş, bu doğrultuda engelsiz yaşam konusunda pek çok çalışma ve yardım organizasyonuna ilham kaynağı olmuş, yurtiçi ve yutdışından Erdal Kınacı’nın bulunduğu bölgeye gönderilen yardımlar engellilere dağıtılmıştır. Son projelerinden olan Gir Geç Pansiyonlar, hayat kadınlarının yaşadıkları drama kamuoyunun dikkatini çekmek amacı ile gerçekleştirilmiştir. Biz fotoğrafçılar ve sevenleri olarak, Türkiye Cumhuriyeti Adalet ve hukuk sistemine güveniyoruz, adaletin doğru kararı vereceği konusunda inancımız ve saygımız sonsuzdur. Erdal Kınacı ile ilgili hukuki süreç tamamlanana kadar basını bu konuda daha duyarlı olmaya davet ediyoruz.

Erdal Kınacı’nın yanında olduğumuzu tüm kamuoyuna duyururuz.



* http://www.erdalkinacidestek.com/ sitesinden alınmış, altına imzamız atılmıştır.

04 Temmuz 2008 Cuma

Sonunda! Bir SLR aldım :)


Daha fazla dayanamayıp sonunda bir SLR aldım. Aslında yan odadan Kohei yakında Japonya yolcusu ve gelirken ona bir makine aldırmayı düşünüyordum ama bu ayki Elazığ, Malatya ve Bursa gezilerine bir SLR olmadan çıkmak istemedim.

Aldığım makine Olympus E-420. Dünyanın en küçük SLR'ı olarak lanse ediliyor. Asıl almak istediğim aslında Sony Alpha serisinden A300'dü. Bir bilgisayar mühendisinin Nikon veya Canon yerine Sony almak istemesi bana çok doğal geliyor. Sony elektroniğin hemen her alanında çalışıyor ve bu bana çok büyük oranda fotoğraf üzerine çalışan Nikon ve Canon'dan daha ilginç geliyor. Yazılım konusunda da tabii Sony'nin tartışmasız liderliği var. Geçenlerde çıkardıkları yeni bir teknoloji ile deklanjöre basıyorsunuz ve bekliyorsunuz. Çekmek istediğiniz kişi gülümsediğinde makine fotoğrafı çekiyor :) Sinyal işlemenin gücü :)

Peki neden bir Sony A300 almadım? Şu anda beni sınırlayan tek nedenden, para meselesi. Olympus'un bu modelinin çok iyi özellikleri var ve fiyatına göre performansı mükemmel. Örneğin Canlı İzleme özelliği sayesinde LCD'den fotoğrafa bakabiliyorsunuz. Makine aynı zamanda 10 Megapixel sensöre sahip, güzel bir toz önleme sistemine sahip (süper sonic wave filter) ve pozlama özellikleri oldukça geniş. Benzer fiyatlara alabileceğiniz bir Nikon D40 veya Canon EOS350D bu makineye göre oldukça kırpılmış özelliklere sahip olacaktır. Bunun yanında Olympus'un oldukça küçük olduğunu da söylemeliyim.

Bu sahip olduğum ilk SLR makinem. Bu yüzden pek çok konuyu ilk defa öğreneceğim. Umarım kısa sürede alışırım :) Yeni makinemle yeni fotoğraflara!

30 Haziran 2008 Pazartesi

Ankara Kalesi

Flickr'da üye olduğum Relax grubu ile yaptığımız Kale gezisinden birkaç fotoğraf.
Kaleye çıkarken, merdivenlerde. Bebek sevgisi.

Oyunun ortasında.

Rehber çocuk.

Bu çocuğun bakışları çok etkileyiciydi ya. Kalenin kapısında duvara yaslanmış bizi izliyordu. Bir daha kaleye çıkarsam yanımda çikolata götürecem :)

Bizim grup.

Kedicik, gezide çektiğim son fotoğraf oldu.

Enver İbrahim

NTV ve BBC'deki haberlere göre Malezyalı lider Enver İbrahim can güvenliği olmadığı için Türk büyükelçiliğine sığınmış. Viki'de yazılanlara göre Türk büyükelçiliği lideri güvenliği için elçiliğe davet etmiş. Enver İbrahim'i bir süredir takip edenlerdenim. Bilmeyenler için söylüyorum, Enver İbrahim Malezya'yı Malezya yapan insanların başında gelir. Malezya'nın yüksek katma değerli teknolojik ürünler üreten gelişmiş ülkelerden biri olmasında onun payı büyüktür. Times dergisinin dünyadaki en etkili 100 insan arasında gösterdiği kişilerdendir. Daha önceleri Başbakan Mahatmir Muhammed'in yolsuzluklarına karşı çıktığı için savuşturulmuş, haksız yere hapis yatmış ve siyaset yasağı getirilmişti. Şimdi yasak kalkıp tekrar siyasete girme düşüncesindeyken tekrar bir komplo ile karşı karşıya.

Türkiye herşeye karşın onu korumalı. Bu Malezya'nın iç işlerine karışmak değildir. İnsanlık görevidir, bir liderin can güvenliği yoksa onu korumak gerekir. Bu haksızlığa karşı çıkmak gerekir, ben de buradan ona karşı yapılanları kınıyorum, Enver İbrahim'in suçsuzluğuna inanıyorum. Umarım insanlar haksızlıklara karşı çıkan insanları inançla korurlar. Türkiye için de çok önemli bir gelişme bana göre. Başbakanın damadı Çalık Holding'in genel müdürü oluyor ve ATV gibi bir medya kuruluşunu devletten satın alıyor. Unakıtan'un yaptıkları herkes tarafından biliniyor. Başbakanın oğlu bir iki sene önce bursla Amerikalarda okurken milyon dolarlık gemi satın alabiliyor (Baykal gibi görünme tehlikesine rağmen bunları söyleyebiliyorum ya :)).

Sonuçta insanlar kitleler halinde haksızlıklara karşı çıkmadığı sürece "böyle gelmiş böyle gider".

22 Haziran 2008 Pazar

Web 2.0, İş Fikirleri vs.

Bir kaç senedir internet dünyası ve fikirleri ile daha yakından ilgileniyorum. Aslında bu durumum biraz eskiye dayanıyor, dot.com balonu daha patlamadan önce web şirketleri ilgimi çekmiş ve bilgisayar mühendisliğini seçmemin başlıca sebebi olmuştu. O zamanlar birkaç bin dolar para ile bir odada veya garajda öğrencilerin kurduğu şirketlerin dünyayı değiştirmeleri beni çok etkilemişti. Üniversiteye girdiğimde ise web uygulaması geliştirme merakım çok çabuk bir şekilde söndü. Bir yandan bölümün müfredatı buna hiç uygun değildi, diğer taraftan da daha standartlar yerine oturmamıştı ve uygulama geliştirmek çok zahmetliydi.

Şimdilerde ise durum çok farklı. Artık temel web standartları oturmuş durumda, anlamsal ağ (semantic web) ve daha birçok yeni teknoloji için standartlar geliştiriliyor. Diğer taraftan Web 2.0 ve etkileşimli AJAX uygulamaları aldı başını gidiyor, popüler tüm siteler (facebook, flickr, google, yahoo vs.) topluluğun gücünü keşfetmiş durumdalar ve kendi sunucularındaki bilgileri API'ler vasıtasıyla programcılara açtılar. Web uygulaması geliştirme araçları da hiç olmadığı kadar yaygın ve gelişmiş durumda. Bu alandaki deneyim ve dökümantasyon, hem geliştirme hem de yerleştirme (deployment) ve ölçekleme (scaling) gibi alanlarda çok büyüdü.

Sonuç olarak görebildiğim kadarıyla bu türden bir uygulama geliştirmek için en uygun zamanlardan birisi şimdi. Geriye kalan önemli adımlardan fikir her zaman zor olmuştu. Yani iyi bir fikri doğru bir şekilde gerçekleştirmek kolay değil, ama bu her zaman böyleydi. Fikir konusunu daha fazla büyütmeden, Paul Graham'ın deneyimlerini de hesaba katıp fikirlerin değişeceğini düşünerek birşeylere başlamak lazım. Hayal İşleri'ni bunun için düşünüyorum. İyi bir fikirle sonuna kadar gitmek istiyorum.

19 Haziran 2008 Perşembe

İlginçlikler

Singapur'da sakız çiğnemenin (ve ticaretinin vs.) yasak olduğunu biliyor muydunuz?

Aynı zamanda yaya geçidinin kullanmadan karşıdan karşıya geçmek de yasakmış (buna "jaywalking" deniyor).

Paul Graham'ın makalelerinden vikipediye sıçrama yaptım :)